İbrahim Cırıt

Polis ve Savcıların Dili

Ülkemizde son günlerde gerçekleşen tutuklamalarla ilgili konuyu ele alacağım bir yazımla daha sizlere merhaba diyorum.

Son yıllarda ve günlerde pekde alışık olmadığımız ardı ardına gerçekleşen tutuklamalar ülke insanının ve her birimizin pekde alışık olmadığı bir durumdur ki hepimizin başını döndüren bu tutuklamalar karşısında bir çoklarımızın haklı yada haksız olarak neler oluyor dediği bir gözaltı, sorgulama ve ardından tutuklama sürecidir devam edip gidiyor.

Bu olayları sadece basın yolu ile takip etmekte olan ülke insanı gibi bizlerde sadece basından okuduklarımızla bilgi sahibi oluyor ve sadece okuduklarımız çerçevesinde yorumda bulunabiliyoruz.Bizler ne kolluk kuvveti, nede yargıcız.Bu tutuklamalar karşısında şu haklıdır yada haksızdır diyemeyiz.Sadece insani ve vicdani kanaat yürütebiliriz.

Kişisel kanaatimce asıl üzerinde durulması gereken, uzun süredirde kafa yorduğum ve bir sonucada varamadığım konu polis ve savcıların sorgulama ve tutuklama dilidir.

Tutuklama dili
Gerçekleştirilen bir çok sorgulama ve tutuklamalar var.Bunlardan en son gerçekleşen ve Türk toplumunun her kesiminide yakından ilgilendiren iki konuyu ele alalım.

Malum, her birimizin yakından tanıdığı ve hemşerimizde olan Cübbeli Ahmet Hoca'nın (Ahmet Mahmut Ünlü) tutuklanması ve kendisi hakkında atfen yapılan suç isnadı "kadın ticareti, pazarlaması ve organize suç örgütü üyeliği".

Son büyük tutuklama olayıda eski genelkurmay başkanı İlker Başbuğ'un tutuklanması ve kendisine atfen yapılan suç isnadı "Terör örgütü kurmak ve yönetmek".

Cübbbeli hoca ve sayın Başbuğ suçludur, değildir biz onu bilemeyiz.Her ikiside suçluda olabilir, suçsuzda.Ama her iki olaydada şu soruşturma, yargılama ve tutuklama diline dikkatinizi çekmek istiyorum.

Ülkenin en büyük din alimlerinden birine yakıştırılan suçlamaya bakınız.İnsana komik geldiği kadar, inanan insanlara bir hakaret gibi. En iç acıtan cinsten ki bu ülkede fuhuş bilinen bir sürü adreste alenen yapılırken, bir din adamına atılan ve yakıştırılan bu suç bütün inançlı insanların hafızasında devlete, polise ve yargıya olan güveni sarsmaktadır ve inanan insanların tamamına yapılmış bir hakarettir.

Sayın Başbuğ'a istinaden yakıştırılan suç dahada iç acıtıcıdır.Darbe planları var olabilir.Demokrasiyi savunan hiç kimse darbe taraftarı olamaz ve olmamalıdır.Ama sizler bu ülkenin genel kurmay başkanlığını yapmış olan bir kişiye nasıl terör örgütü kurmak ve yönetmek suçunu atabilirsiniz.

Geçmişde olduğu gibi ordunun içinde darbeciler olabilir.Sayın Başbuğ'da bunların içinde olabilir.Ama bu suçlamayı terör örgütü kurmak ve yönetmek diye adlandıracağınıza darbe planı yapmak ve darbeye teşebbüs diyemezmisiniz.

Unutmayın ki Cübbeli hoca olayında yakıştırdığınız suçlamayla nasıl inançlı insanları rencide etti iseniz, Başbuğ olayındada bütün Türk milletini rencide ettiniz.

Tüm yaşanan bu süreçlerde polis ve savcıların suçlama ve yargılama diline dikkat etmeleri, yargıladıkları kişilerin bu ülkenin bir evladı olduklarını bilmeleri, halkın manevi değerlerini rencide edecek söylem, eylem ve hareketlerden kaçınmaları, dillerine çeki düzen vermeleri gerekmektedir.

Tıpkı Cübbelinin en namahremi olan evinin polis arama kayıtlarının basına dağıtılması, taraftarı olmadığım halde Aziz Yıldırım'ın sorgu resimlerinin basına sızdırılması gibi.

Ve yine en acı olanıda şanlı Türk destanı Ergenekon'un bir terör örgütü adı ile anılıp yeni nesil Türk gençliğinin beynine bu şanlı destanımızın bir suç örgütü olarak kazınması gibi.

Acaba birileri Türk örf, adet ve milli değerlerini yavaş yavaş rencide etmek, Türk toplumuna unutturmak ve onların gözünde küçük düşürmek için düğmeyemi bastı.

Hoşçakalın.

Her nerede Türk örf, adet, gelenek ve göreneklerini yaşıyor vede yaşatabiliyorsanız.

İbrahim Cırıt
İbrahim_cirit@hotmail.com
0532 638 11 75

Bu Yazı 945 defa okunmuştur..



---------------------- Yorumlar ----------------------


Palmiye yayınları olarak yazılarınızı makalelerinizi, denemelerinizi, romanlarınızı, hikayelerinizi, öykülerinizi, şiirlerinizi ve diğer tüm dokümanlarınızı destekli yayıncılık kapsamında kitaba dönüştürelim. SİZ YAZIN BİZ BASALIM YAYINLAYALIM.
Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.
İletişim bilgilerimiz:
Adres: Atatürk Cad.Gül Sok. No:13/8
GÖRÜKLE/ NİLÜFER/ BURSA
www.palmiyeyayinlari.com
bilgi@palmiyeyayinlari.com
https://www.facebook.com/palmiyeyayinlari
Tel: 0555 2915061-0539 3602045

Palmiye yayınları      [Bursa - 13.12.2013]

Yorum eklemek için aşağıdaki formu doldurun..

Adınız  :

Şehir  :

Yorumunuz  :