Azmi Gülsoy

Fakültemizin Ustası İflasta Mı?

İhsan Gümüş usta Fakülte inşaatının temelini bağış olarak yaptı, işçilik parası almadı. Beşinci kata gelindiğinde, “Bu katı da bağış olarak yapacaksın!” diye kendisine dayatıldı. O da “Ben dört katı yükselttikten sonra, beşincide bir yad ustanın çalışmasını yüreğim kaldırmaz,” diyerek dayatmayı kabul etti.

Biz 17 Haziranda yayınladığımız bültenimizde, “Günü kurtarmak için 200 bine ihtiyacımız var” diye yazmışız. Yani ustaya borçlu olduğumuzu, Sinan Hocam’ın ustaya para veremediğini, yardım akışının kesildiğini cümle aleme duyurmuşuz. Kimse tınmamış.

Dün ustayla konuşuyorduk, “İnan inşaata yayan gidiyorum,” dedi. Yüzde yüz “evet” cevabı umarak, kafamda oluşan cümleyi hemen söyledim: “Yani arabana mazot koyamaz haldesin. .” Verdiği karşılık beni utanç içinde bıraktı, “Ne mazotu abi, arabayı sattım! ”

Adamlarına para verebilmek için arabasını satmış!

. . .ve bu inşaata halâ devam ediyor!? . . .

Sanırım bu utanma, Fakülte fotoğrafına girmiş herkesi ilgilendirmelidir.

Üniversiteye geçici olarak devredilen Kumyalı’daki ilköğretim okulunun onarımına, kesinlikle İhsan ustaya verilmesi gereken 30 bin TL aktarıldı.

Bu para, İhsan ustanın arabasını sattığı paranın iki katı. Birileri işgüzarlık yapmasaydı şimdi ustanın arabası duruyor olacak ya da yeni bir araba alacaktı.

Eğitimden anlamayanların işgüzarlıkları olmasaydı, Yapım sorumluluğunu üstlendiğimiz inşaattaki borcumuz şimdi 30 bin TL daha az ve iki ilköğretim okulumuz da gözden çıkarılmamış, tıkır tıkır işliyor olurlardı.

Binası bitmeden Görele’ye fakülte açılması bekleyebilirdi. Bu kadar karmaşanın, ürkütülen kurbağaya değip değmediğini yakında anlayacağız.

Tam netleştiremediğim bir başka işgüzarlık haberi: Yüksek Okulun kurucu müdürünün ev kirasının da bizim borçlu arkadaşların sırtına yüklenmesi konuşulmuş. Şimdilik sadece

“Komik!” diyorum.

Arkadaşlarımızın para toplama-harcama yetki ve sorumlulukları çok net olarak tarif edilmiştir. Kumyalı’daki geçici Yüksek Okul bu alana asla girmez ve herkes bunu bilir ama gene de oportünist dürtüler engellenemez.

Sonuca gelelim: İhsan ustaya sigorta cezası eklenirse, borcumuz daha da artar. Borçtan kurtulmanın tek yolu borcu ödemektir.

Nasıl ödeyeceğiz?

Nasıl 1 milyon harcayarak 2 milyonluk bir değer yaratmışsak gene aynı yöntemleri uygulayacağız. Şimdi tek eksiğimiz Görele’de önümüze enerjik birinin düşmesi.

Bizim derdimize İstanbul’da derman bulunur ama oradaki hemşerilerimizden de uzun süredir ses seda yok. Kimilerinin işgüzarlıklarına yani İnsanî hatalara kızan Göreleli işadamları el frenini çekmiş Görele’yi cezalandırıyorlar. Bu saatten sonra kimse, ‘Size borcumuz mu var?’ diyemez; ustaya ve sigortaya olan borç hepimizindir, yani Görele’nin!

Bu Yazı 1335 defa okunmuştur..



---------------------- Yorumlar ----------------------

Yorum eklemek için aşağıdaki formu doldurun..

Adınız  :

Şehir  :

Yorumunuz  :