Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Görele Tarihi (Kilitli Forum Kilitli Forum)
 GÖRELE SES FORUM // GİRESUN - GÖRELE | GÖRELE | Görele Tarihi
Mesaj icon Konu: Osmanlı İmparatorluğunda Görele'li Memurlar Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
goreleses
Yönetici
Yönetici


Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 690
Alıntı goreleses Cevaplabullet Konu: Osmanlı İmparatorluğunda Görele'li Memurlar
    Gönderim Zamanı: 05-Şubat-2008 Saat 19:39
Araştırma: Ayhan Yüksel
 
 
Osmanlı devlet teşkilatında görev alan memurların görevleri süresindeki hâl tercümelerin, özel veya memuriyetleriyle ilgili durumlarının kaydolunmasına sicill-i ahvâl, bu tescillerin oluşturduğu defterlere de Sicill-i Umûmi Defterleri denilmiştir. Sicill-i Ahvâl, memurların sicil kayıtlarının tutulduğu daireye verilen addır. Defterdeki bir sicil kaydında memurun vazifeye başlamasına “mülazemetle işe başladı” ifadesine rastlanır. Bu, bir memur adayının birkaç ay maaşsız olarak, 14-15 yaşlarında olduğu halde, yani stajyer olarak işe başlaması anlamına gelmektedir.

         1879-1909 yılları arasındaki kayıtları ihtiva eden defterde tercüme-i hâl sahiplerinin ismi, mahlası veya künyesi, babası memur ise rütbesi, bilinen bir kişi ise sülâlesinin adı, göreve başlayış tarihi, tahsil durumu, liyakat ve ehliyet derecesi, azil-tayin ve muhakemeleri, gayrimüslim ise milliyeti kaydedilmiştir.

         Kısa sürede tanzim edilen 196 adet büyük boy sicil defterine kayıtlı 92.137 memur içinde Göreleli memurların sayısı tespitimize göre 15’dir. Göreleli memurlar arasında gayrimüslime rastlanmamaktadır. Memurların bilhassa ilk dîni bilgilerini aldıkları sıbyan mektebinde ve rüşdiye mektebinde okudukları, medreseye devam ettikleri görülmektedir. Görev aldıkları kurumlar arasında telgraf ve posta idaresi diğer kurumlara nispeten daha fazla bir yer tutmaktadır.

 

         ABDULLAH NİYAZİ EFENDİ

            Abdullah Niyazi Efendi, 1877 yılında Görele’de doğdu. Telgraf Başçavuşlarından Ömer Ağa’nın oğludur. Görele’de Sıbyan ve Rüşdiye mekteplerinde okudu. 1893’te Görele Telgrafhanesinde mülazemetle işe başladı. 22 Temmuz 1895’te 320 kuruş maaşla Giresun’a tayin edildi. Maaşı 27 Ekim 1895’te 370 kuruşa yükseltildi. 14 Ağustos 1896’da Trabzon’a, 15 Ağustos 1899’da Erzurum Vilayeti Erzincan Telgraf ve Posta Merkezleri Muhaberat Müdürlüğüne, 27 Ocak 1907’de Ankara Vilayeti Talas [Kayseri] Telgraf ve Posta Merkezi Müdürlüğüne naklolundu.

         [BOA, SAİD, nr. 119, s. 197]

 

         ABDÜLMECİD EFENDİ

            Abdülmecid Efendi, 1861 yılında Görele’de doğdu. Ali Efendi’nin oğludur. Sıbyan mektebinde ilk dîni bilgileri öğrendi ve medresede bir süre Arapça okudu. Görele kazası Bidayet Mahkemesinde mülazemetle çalışmaya başladı (25 Eylül-4 Ekim 1881). 28 Nisan 1895’te 250 kuruş maaşla Bidayet Mahkemesi İkinci Kitâbetine tayin edildi. Ancak, tayininden yirmi gün sonra Mahkeme Kitâbetinin ilga edilmesinden dolayı açıkta kaldı ve bu süre içersinde maaş da alamadı. Daha sonra, 12 Ağustos 1885’te 250 kuruş maaşla Görele Kazası Fındık Âşâr Muayene Memuriyetine tayin edildi. Üç ay kadar çalıştıktan sonra buradan ayrıldı. 1 Ekim 1889’da 400 kuruş maaşla Görele Kazası Ziraat Bankası Sandığı Muhasebe Kitâbetinde görev başladı. 3 Temmuz 1896’da Görele’deki görevinden ayrıldı. Görele kaymakamlığının yazısında Abdülmecid Efendi’nin bilgisi yeterli, istikâmeti doğru ve işlerini iyi bir şekilde yürüttüğü bildirilmektedir. 7 Ağustos 1896’da 600 kuruş maaşla Ordu Kazası Ziraat Bankası Sandığı Muhasebe Kitâbetine geçti. Ordu’da yedi yıl kadar çalıştıktan sonra “âb u havâsıyla imtizaç edemediğinden” 2 Ekim 1904 tarihli dilekçe vererek üzerinde herhangi bir zimmet ve ilişik olmadan 400 kuruş maaşla Görele Kazası Ziraat Bankası Sandığı Muhasebe Kitâbetine tekrar geri döndü. Maaşı 14 Mart 1908’te 500 kuruşa çıkarıldı. Borç verme sırasında eşitlik ve adalete uymadığı görülerek 27 Haziran 1911’de meclis idare kararı gereğince açığa alındı. Ancak, üzerinde bir zimmet ve ilişki olmadığı anlaşıldı. Kendisine 166 kuruş mazuliyet maaşı tahsis edildi.

         [BOA, SAİD, nr. 136, s. 217]

 

            AHMED HAMDİ EFENDİ

            Ahmed Hamdi Efendi, 1888 yılında Görele’de doğdu. Görele Eytam Müdürü Halil Sırrı Efendi’nin oğludur. Görele’de İbtidâî Mektebinde ilk dîni bilgileri aldıktan sonra gittiği Rüşdiye Mektebinden aliyyülâlâ [=pekiyi] derece ile diploma aldı (5 Aralık 1902). Bir müddet Lâzistan Sancağı Bidayet Mahkemesi Kalemine ve Görele Ziraat Bankası Sandığına mülazemetle devam etti. 30 Ekim 1910’da 150 kuruş maaşla Görele Ziraat Bankası Sandığına atandı. Kaza kaymakamı, kendisinin namuslu ve ehliyetli bir kişi olduğunu bildirmiştir.

         [BOA, SAİD, nr. 177, s. 395 (25 Nisan 1911)]

 

         ALİ EKREM BEY, İmamzâde

            Ali Ekrem Bey, 1880 yılında İstanbul’da doğdu. Telgraf ve Posta eski nazırı merhum [İmamzâde] Hasan Âlî Efendizâde Halep Vilayeti eski Müddeî-i Umûmisi, merhum Rıfat Bey’in oğludur. İlk eğitimini Numûne Terakki Mektebinde aldı. Daha sonra Mekteb-i Harbiye-i Şâhâne’nin özel kısmında okudu ve buradan İdâdi’ye geçti. Vücudunda oluşan rahatsızlılık sebebiyle İdâdî’de ancak iki yıl kadar okuyabildi ve Sıhhiye Hey’eti’nin kararıyla tasdikname alarak okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Türkçe yazabildiği, Fransızca’ya âşinâ olduğu bilinmektedir. 6 Kasım 1900’da 120 kuruş maaşla Kırşehrî Tahrirat Kalemi Mübeyyiz-i Evvelliğine tayin oldu ise de şehrin havası sağlığına yaramadığından 13 Nisan 1901’de istifa ederek ayrıldı. 5 Mayıs 1902’de Mülkiye Tekaüd Sandığı Nezareti Muhasebe Kaleminde mülazemetle çalışmaya başladı. 22 Mart 1903’te 30 kuruş maaş almaya başladı. Maaşına 7 Temmuz 1903’te 20 kuruş, 12 Ocak 1904’te 10 kuruş zam yapılarak 60 kuruşa çıkarıldı ve Tahsilat Kitâbeti Refakatine tayin olundu. Hakkındaki raporlarda bulunduğu görevleri layıkıyla yerine getirdiği, üzerinde herhangi bir zimmet ve ilişki bulunmadığı belirtilmektedir.

         [BOA, SAİD, nr. 136, s. 179 (2 Temmuz 1906)]

 

         ALİ RIZA BEY, İmamzâde

            Ali Rıza Bey, 1875 yılında İstanbul’da doğdu. Telgraf ve Posta nazırı [İmamzâde] Hasan Âlî Efendi’nin oğludur. Sıbyan Mektebinde ilk dîni bilgileri aldıktan sonra Rüşdiye Mektebinde Arapça dilbilgisi, Farsça Gülistân, Fenn-i Hesab [=Matematik], Hendese [=Geometri], Coğrafya ve Fransızca okudu. Türkçe’yi okuyup yazabilir. Henüz on altı yaşında iken İstanbul Telgraf Merkezinde mülazemetle çalışmaya başladı (Haziran-Kasım 1890). 2 Mayıs 1892’de 200 kuruş maaşla Merkez Muhabere Memuriyetine tayin oludu. 13 Şubat 1893’te maaşı 350 kuruşa çıkarıldı. Bu görevde iken almakta olduğu maaşı ile birlikte Telgraf ve Posta Nezareti Mektûbi Kalemi Mübeyyizliğine naklolundu (13 Mayıs 1893) ve maaşı kısa bir süre sonra 450 kuruş oldu (26 Mayıs 1893). Görevindeki başarısı üzerine rütbesi “sâlîse”ye çıkartıldı (12 Temmuz 1893). Bir yıl sonra almakta olduğu maaşı 550 kuruşa yükseltildi (5 Haziran 1894). Bu maaş artışı devam etti ve 26 Aralık 1894’te 750 kuruş, 12 Ocak 1895’te 900 kuruş oldu. Bulunduğu görevden İstanbul tarafı Telgraf ve Posta Müfettiş Muavinliğine naklolundu (13 Mart 1895). Maaşı, emsali memur maaşına çıkarılmak üzere 6 Nisan 1894’te 1100 kuruş; 12 Ağustos 1895’te 1200 kuruş yapıldı; 13 Mart 1897’de ise bu defa 1080 kuruşa indirildi. 4 Kasım 1903’te nikelden yapılmış Hîcaz Demiryolu Madalyası aldı. Daha sonra aldığı maaş 30 Ekim 1906’da 1120 kuruş, 29 mayıs 1908’de 1220 kuruşu oldu. Tensik Komisyonunun aldığı karar üzerine 1200 kuruş maaşla Ada [Edirne-Cisriergene] Telgraf ve Posta Merkezi İkinci Sınıf Müdürlüğüne tayin edildi (26 Eylül 1909) ise de yeni görev yerine gitmeyerek istifa etti (28 Eylül 1909).

         [BOA, SAİD, nr. 85, s. 289]

 

         ARİF EFENDİ, Hafız

            Hafız Arif Efendi, 20 Mart 1885’te Görele’de doğdu. Ali Ağa’nın oğludur. Görele’de Sıbyan Mektebinde Müslümanlığın temeli olan ilk dîni bilgileri okudu. Trabzon’da medresede biraz Arapça, özel hocadan biraz da Farsça okudu. Türkçe okuyup yazabiliyordu. 13 Mart 1893’te Trabzon Vilayeti Mektûbi Kaleminde mülazemetle çalışmaya başladı. Bu sırada Marya [=Vakfıkebir] köyünün emanete kalan 1893/1894 malî yılı âşârının yazılmasında 1000 kuruş ücretle, Tirebolu kazasının 1894/1895 malî yılı Ağnâm Merkez Memuriyetinde 1500 kuruş ücretle geçici olarak çalıştı. 2 Şubat 1896’da 220 kuruş maaşla Görele Kazası Sandık Eminliğine tayin olundu. Buradan 520 kuruş maaşla Canik Sancağı Sandık Emanetine tayini çıktı ve Görele’deki görevinden 22 Ağustos 1896’da ayrılarak yeni görevine başladı (13 Eylül 1896). Maaşı 13 Mart 1897’de 486 kuruşa indirildi. Canik Sancağındaki görevinin sonra ermesi üzerine (12 Eylül 1898) buradan ayrıldı 23 Aralık 1898’de 540 kuruş maaşla Terme Mal Müdürlüğüne tayin olundu. Hakkında yazılan raporlara göre ehliyetli ve görevinde yeterlidir. Çekilen kur’ada isminin çıkması ve medrese-nişîn olduğunun anlaşılması üzerine Îsâgucî’den yapılan imtihanda başarılı görülmüştür. 27 Haziran 1899’ta yine 540 kuruş maaşla Tirebolu Kazası Mal Müdürlüğüne geçti ve 4 Temmuz 1899’da görevine başladı. Terme kazasındaki görevi sırasında hiçbir zimmeti olmadığı anlaşıldı. Tirebolu kazasında iken becayiş suretiyle 720 kuruş maaşla Ordu Kazası Mal Müdürlüğüne naklolundu (24 Ocak 1902) ve 2 Şubat 1902’de yeni görevine başladı. Ordu’da bulunduğu sırada Sandık Emine İbrahim Efendi ile birlikte kazanın maliyetini etkileyecek şekilde adı bir suiistimale karıştı. Beraberlerinde Mal Kalemine ve Sandık Odasına ait defterlerle birlikte vilayete çağrılarak Vilayet İdare Meclisince soruşturma yapıldı. Soruşturma sonunda 30.000 kuruştan fazla usulsüz harcama yaptıkları ve daha başka yolsuz muameleleri olduğu anlaşıldığından görevinden azledildi (5 Ekim 1902).

         [BOA, SAİD, nr. 101, s. 171]

 

            BİLAL EFENDİ

            Bilal Efendi, 1862 yılında Görele’de doğdu. Eyüb Efendi’nin oğludur. Görele medresesinde Arapça ve Farsça okudu. Türkçe okuyup yazabilmekteydi. 1 Haziran 1884-13 Kasım 1889 tarihlerinde Asâkir-i Bahriye-i Şâhâne’de bulundu. Askerlikten sonra 300 kuruş maaşla Hüdâvendigar Vilayetinde polis memuru oldu (13 Eylül 1891). 3 Nisan 1906’da açıktan üçüncü sınıf polis komiserliğine getirildi. Daha sonra uygulanan genel tenkisat sırasında Vilayet Tensikat Komisyonunun 7 Kasım 1911 tarihli kararnamesiyle polis memurluğunda ibka edildi. 1909 yılı Muvazene-i Umûmiyyesi gereğince  Ağustos 1909 tarihinden itibaren maaşı 400 kuruşa çıkarıldı. 21 Ocak 1910 tarihinde de 500 kuruş maaşla komiser muavinliğine terfi etti. İstanbul Polis Mektebinde altıncı öğrenim döneminde gördüğü derslerden iktidâren karîb-i a‘lâ [=orta], ahlâken aliyyülâlâ [=pekiyi] derecede diploma aldı.

         [BOA, SAİD, nr. 192, s. 138 (19 Mayıs 1913)]

 

            HASAN ÂLÎ EFENDİ, İmamzâde

            Hasan Âlî Efendi, 1827 yılında Görele’de [Daylı Köyü’nde] doğdu. Babası İmamzâde Ömer Ağa’dır. Sıbyan Mektebinde ilk dîni bilgileri, özel hocadan aklî ve naklî ilimlerle ilgili dersler aldı. Türkçe yazabilmektedir. 1847’de yirmi yaşında iken 200 kuruş maaşla Kastamonu Tahrirat Kitâbetine girdi. 1851’de görevinden istifa ederek İstanbul’a geldi ve Divân-ı Hümâyûn Kalemine mülazemetle memur olarak devam etti. Bir yıl sonra, 1852’de 1500 kuruş maaşla İzmir Eyaleti Meclis-i Kebîri Başkitâbetine tayin oldu. Bu görevde iken geçici olarak Ahvâl-i Teftiş Hey’etine getirildi ve görülen dava başına yüzde 2,5 kuruş resm ve yevmiye-i nizâmiye ücret aldı. Görevi sebebiyle eyaletin bazı sancak ve kaza merkezlerine altı kez gidip geldi. 1856’da becayiş sureti ile Bursa Eyaleti Meclis-i Kebîri Başkitâbetine naklolundu. Ancak, kabul etmeyerek görevinden ayrıldı. 2500 kuruş maaşla Hersek Tahrîrat Müdürlüğünde görevlendirildi (1857). 1858 yılında istifa ederek İstanbul’a döndü. 1250 kuruş maaşla İstanbul’da Bâb-ı Fetvâda teşkil olunan Meclis-i Tahkik Mazbata odası Birinci Müdürlüğüne, 1859’da 2250 kuruş maaşla aynı meclisin Başkitâbetine, 1860’da memuriyet yeri değiştirilerek 3500 kuruşu maaşla Tediye Kavaim Komisyonu Başkitâbetine atandı. Kavaim-i Nakdiyenin kaldırılması ve Tediye Komisyonunun lağvı üzerine bir süre açıkta kaldı. 1863’te mülazemetle Divân-ı Muhasebet-ı Maliye Mazbata Odasına girdi. Buradan 20.000 kuruş harcırahla Giresun Sancağında tahkikatla görevlendirildi. Bu görevde iki yıl kadar kaldı ve 1865’te İstanbul’a dönerek rütbe-i sâlîse ile adı geçen odanın mümeyyiz-i sânîliğine tayin edildi. 1868’de ayrıca 1500 kuruş maaşla Meclis-i Muvakkat Hakem Başkitâbeti muavinliğine naklolundu. Görevi sırasında iki defa 15.000’er kuruş harcırah ile Teftiş Muhaberat Memuriyeti sıfatı ile Sinop ve Trabzon taraflarına gitti. Mart-Temmuz 1871’de [bilmediğimiz bir sebepten] görevinden alındı. Beş ay kadar açıkta kaldıktan sonra 5000 kuruş maaşla Hüdavendigar [=Bursa] Vilayeti Divân-ı Temyîz Riyâseti’ne; Aralık 1872’de 3250 kuruş maaşla becayiş sureti ile Telgraf ve Posta Meclisi Riyaseti memurluğuna geçti ve maaşı Ağustos 1873’te 4390 kuruşa, Şubat/Mart 1874’te 4640 kuruşa yükseltildi. Maaşı Temmuz 1875’te 3814 kuruşa indirildi ve Eylül 1875’te bu defa 5500 kuruşa yükseltildi. Kasım 1875’te Telgraf ve Posta Meclisi Riyasetindeki görevinden ayrıldı. Kasım/Aralık 1876’da 4000 kuruş maaşla Umum Telgraf Başmüdürlüğüne tayin olundu. Eylül 1878’te maaşına 500 kuruş zam yapıldı, Ocak/Şubat 1979’da 2000 kuruş mazuliyet maaşı ile umum müdürlükten alındı. Aralık 1880’de 3500 kuruş maaşla görev yapmakta olduğu Telgraf ve Posta Nezareti Muavinliğine tayin edildi. 22 Mayıs 1888’de rütbe-i bâlâ ile 15.000 kuruş maaşla Telgraf ve Posta Nezareti’ne tayin edildi.

         1874 yılına rütbe-i ûlâ sınıf-ı sânîsi ve 1878 yılında üçüncü rütbe mecîdi ile taltif edildi. Şimdiye kadar nakl, tahvil, istifa veya azil suretiyle bulunduğu hizmetlerle uygulamaları sebebiyle muhakeme olunmamış, hiçbir suçla itham edilmemiştir. Rütbesi 1 Nisan 1885’te ûlâ sınıf-ı evveline terfi ettirildi. 23 Mayıs 1889’da ikinci rütbeden nişân-ı âlî-i Osmanî verilmiş, 30 Ağustos 1889’da tebdîlen ikinci rütbeden Mecîdi nişanı, 30 Mayıs 1889’da imtiyaz nişanı gümüş madalyası, 12 Haziran 1890’da tebdîlen birinci rütbeden mecîdi nişanı, 7 Temmuz 18980’da imtiyaz nişanının altın madalyası, 13 Aralık 1890’da Girit altın madalyası, İran devleti tarafından birinci rütbeden Şîr ü Hurşid nişanı verilmiş ve bunun kabulüyle takılması hakkında 1 Eylül 1891’de irade çıkmıştır. 21 Haziran 1893’te iyi hizmetleri dolayısıyla birinci rütbeden Nişân-ı Âlî-i Osmânî, Almanya devleti tarafından verilen ikinci rütbeden plaketiyle beraber Prusya Tacı Nişanı’nın (ma‘a Plaque Couronne de Prusse) kabul ve gereği takılması hakkında 19 Şubat 1895’te müsaade-i padişahi yayınlanmıştır. 14 Kasım 1895’te vefat etmiştir.

         [BOA, SAİD, nr. 2, s. 362]

 

         HASAN EFENDİ

            Hasan Efendi, 1856 yılında Görele’de doğdu. Ahmed Ağa’nın oğludur. Sıbyan Mektebinde ilk dîni bilgileri, medresede “İzhar”a kadar olan Arapça gramerini okudu. Türkçe okuyup yazabilmekteydi. 1876’da Görele Tahrirat Kaleminde ve daha sonra Âşâr Kaleminde mülazemetle çalışmaya başladı. 5 Ağustos 1883’te 500 kuruş ücretle kaza Âşâr-ı Kol Muharrirliğinde üç ay kadar çalıştı. 1 Ocak 1884’te 125 kuruş maaşla Tahrir-i Nüfus Komisyonu Refakatinde görev aldı. 26 Mayıs 1884’te aynı maaşla Kaza Nüfus Kitâbetine tayin oldu. 23 Ekim 1888’de üç ay kadar kaza nüfusu memuriyeti vekaletinde bulundu ve buna karşılık 1/5 oranında göre 150 kuruş maaş aldı. Hakkında muhtelif makamlardan verilen raporlarda görevini layıkıyla yerine getirecek kudrette olduğu belirtilmiştir.

         [BOA, SAİD, nr. 35, s. 405 (12 Kasım 1891)]

 

         HÜSEYİN FAZLI EFENDİ

            Hüseyin Fazlı Efendi, 1889 yılında Görele’de doğdu. Jandarma mülazımlarından Ali Halil Efendi’nin oğludur. Sıbyan Mektebinde temel bilgileri aldıktan sonra okuduğu Üsküdar Rüşdiye Mektebinde âlâ [=iyi] derecede diploma aldı. İdâdî Mektebinde ancak ikinci sınıfa kadar okuyarak tasdikname aldı. Türkçe ve Fransızca okuyup yazabilir. Arapça ve Farsça’ya âşinadır. 1904’te Trabzon Vilayeti Telgraf ve Posta Merkezinde mülazemetle çalışmaya başladı. Daha sonra 14 Nisan 1908’te 350 kuruş maaşla Diyarbekir Vilayeti Telgraf ve Posta Merkezi Muhaberat-ı Ecnebiye Memurluğuna tayin oldu.

         [BOA, SAİD, nr. 158, nr. 453 (15 Haziran 1909)]

 

         HÜSEYİN MÜŞTÂK EFENDİ, Hafız

            Hafız Hüseyin Müştâk Efendi, 1870 yılında Görele’de doğdu. Görele Belediye Reisi Hacı Mehmed Efendi’nin oğludur. Sıbyan Mektebinde temel bilgileri aldıktan sonra Rüşdiye Mektebinde okudu. Türkçe ve Fransızca okuyup yazabilmekteydi. 12 Ağustos 1895’te yirmi altı yaşında iken 150 kuruş maaşla Telgraf ve Posta Nezareti Mektûbi Kalemine girdi. Sicil dosyasında bir ay kadar olan izin hakkını dört ay fazla kullandığı ve görevinin başına gelmediği, dolayıysa müstafi duruma düştüğü düşüneler 13 Temmuz 1896’da memuriyetten kaydının silindiği anlaşılmaktadır.

         [BOA, SAİD, nr. 70, s. 125]

 

         HÜSEYİN ŞEVKİ EFENDİ

         Hüseyin Şevki Efendi, 1858 yılında Görele’de doğdu. Ali Molla Efendi’nin oğludur. Sıbyan Mektebinde temel bilgileri öğrendi. Özel hocadan aldığı derslerle “İzhar”a kadar Arapça gramerini, Farsça’dan da Gülistân’ı okudu. 17 Nisan 1888’de 300 kuruş maaşla İstanbul Polis Neferliğine girdi. 27 Temmuz 1889’da polis mesleğinden istifa etti. 2 Ocak 1890’da 200 kuruş maaşla Palu, 30 Kasım 1892’de 142 kuruş maaşla Sivas Telgraf ve Posta Merkezi muvassıllıklarına geçti. Aynı yıl, 380 kuruş maaşla Bolu Telgraf ve Posta Merkezi Muhabere memuriyetine terfi etti (1 Ocak 1893). Buradan da 600 kuruş maaşla Van Vilayeti Şemdinan [=Şemdin] Telgraf ve Posta Merkezi Müdüriyetine naklolundu (16 Kasım 1894). 24 kasım 1896’da memuriyetine layıkıyla yerine getirdiği çalışmaları sebebiyle rütbe-i râbîa’ya terfi edildi. 14 Mart 1897’de maaşı 540 kuruşa indirildi. 28 Mayıs 1889’da mevcut durumu ile birlikte becayiş suretiyle Bitlis Vilayetinde Malazgird Telgraf ve Posta Merkezi Ser-Muhabere Memuriyetine; 19 Mayıs 1901’de 500 kuruş maaşla ve becayiş suretiyle Erzurum Vilayeti Hınıs Telgraf ve Posta Merkezi Muhabere Memuriyetine nakledildi. Hınıs’ta iş yoğunluğu karşısında yetersizliği görülerek almakta olduğu maaşla Eleşkird Telgraf ve Posta Merkezi Müdüriyetine tayin edildi (20 Nisan 1902). 22 Mayıs 1905’te 630 kuruş maaşla ve becayiş suretiyle Hınıs Sancağı Telgraf ve Posta Merkezi Müdüriyetine naklolundu.

         [BOA, SAİD, nr. 65, s. 7]

 

         MEHMED ALİ EFENDİ

            Mehmed Ali Efendi, 1844’te Görele’de doğdu. Tüccardan Mustafa Efendi’nin oğludur. Sıbyan Mektebinde Müslümanlığın temeli olan ilk dîni bilgileri okudu. Türkçe okuyup yazabilmekte idi. Otuz yaşında iken fahri olarak idare azâlığında bulundu (4-13 Eylül 1873). 24 Ekim 1887’de 220 kuruş maaşla Görele Kazası Sandık Eminliğine tayin olundu. Hakkındaki raporlarda görevlerini yerine getirmede liyakati bulunduğu belirtilmiştir.

         [BOA, SAİD, nr. 39, s. 313 (8 Haziran 1892)]

 

         MEHMED HİLMİ EFENDİ, Kadızâde

            Mehmed Hilmi Efendi, 1848 yılında Görele kazasına bağlı Tonya nahiyesinde doğdu. Kadızâde Salih Efendi’nin oğludur. Sıbyan Mektebinde bir miktar Arapça, Farsça okudu. Türkçe okuyup yazabilmekteydi. 1870’de yirmi beş yaşında Görele Kazası Tapu Kaleminde mülazemetle çalışmaya başladı. 1871 yılının son dört ayında 150 kuruş maaşla Vakfıkebir kazası Ta‘dad-ı Ağnâm-ı Kol Kitâbetine girdi. 1873 yılı son dört ayında Asâkir-i Bahriye-i Şâhâne’ye alındı. 1875 yılı son dört ayında 46,5 kuruş maaşla Bölük Emini oldu.u 27 Ağustos 1878’de askerlik mesleğinden çıkarılarak 250 kuruş maaşla Tonya nahiyesi Âşâr Kitâbetine tayin oldu (30 Haziran 1879). Buradaki görevinin sona ermesi üzerine açıkta kaldı (12 Mart 1880). Daha sonra 250 kuruş maaşla Tonya nahiyesi Vukuat Kitâbetinde çalışmaya başladı (13 Ocak 1881). Bulunduğu memuriyeti Tahrir ve Vergi Kitâbeti olarak değiştirildi (13 Ekim 1881). Memuriyetleri sırasında hakkında herhangi bir şikayette bulunulmadığı gibi muhakeme de olunmamıştır.

         [BOA, SAİD, nr. 24, s. 297 (22 Nisan 1889)]

 

         MUSTAFA NURİ EFENDİ

            Mustafa Nuri Efendi, 1879 yılında Görele’de doğdu. Merhum Abdi Efendi’nin oğludur. Görele’de Rüşdiye Mektebini, Trabzon’da İdâdi’yi (1897) bitirdi. Selanik’te bir yıl kadar mektebe devam ettikten sonra vakfın müsaade etmemesi üzerine tahsili terk etti. Türkçe yazabiliyor, Arapça ve Farsça ve Fransızca’ya âşinâ bulunuyordu. Görele Kazası Bidayet Mahkemesi Kaleminde mülazemetle çalışmaya başladı (30 Nisan 1890). Buradan kendi isteği ile 13 Ağustos 1901’de ayrılarak beş ay kadar da Başkitâbet Vekaletinde bulundu. Askerliğini bölük emini olarak Necm-i Şevket kruvazöründe yaptı (1902-21 Nisan 1908). Terhis olduktan sonra 300 kuruş maaşla Sarışaban [Selanik-Drama] kazası Mal Müdürlüğü Kalemine tayin oldu (29 Temmuz 1908). Buradan da Selanik İdâdîsi Kitâbetine geçti. İdâdîdeki görevinden 14 Ağustos 1909’da kayrılarak 500 kuruş maaşla Selanik Mektebi İdâdîsi Kâtip ve Mubâyaa Memurluğuna tayin olundu ise de kısa bir süre sonra istifa ederek ayrıldı (1 Aralık 1909). Şimdiye kadara yapmış olduğu görevleri dolayısıyla üzerinde herhangi bir zimmet ve ilişik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sicil dosyasında Lâzistan Sancağı Ardeşen Dûyûn-ı Umûmiye Kantarcılığına atandığı, ancak atama ile ilgili bir belge ibraz edemediği kaydı bulunmaktadır (30 Eylül 1903).

         [BOA, SAİD, nr. 171, s. 371 (14 Mart 1910)].

IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide